Psikoterapinin tanımı
Psikoterapi, bir ruh sağlığı profesyonelinin, ağırlıklı olarak konuşma ve karşılıklı etkileşim yoluyla kişinin duygusal tepkilerini, düşünme biçimlerini, davranışlarını ve ilişkilerini anlamasına ve değiştirmesine yardım ettiği planlı bir tedavi sürecidir. Amerikan Psikoloji Derneği (APA), psikoterapiyi danışan ile terapist arasındaki ilişkiye dayanan, iş birliği ve diyalog üzerine kurulu bir tedavi olarak tanımlar. ABD Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü (NIMH) aynı kavram için “konuşma terapisi” ifadesini de kullanır; psikoterapinin amaçlarını belirtilerden rahatlama, günlük işlevselliği korumak ya da geliştirmek ve yaşam kalitesini artırmak olarak sıralar.
Kelime, Yunanca “ruh” anlamına gelen psyche ile “bakım, iyileştirme” anlamına gelen therapeia sözcüklerinden türemiştir. Günlük dilde “terapi” denildiğinde çoğunlukla psikoterapi kastedilir.
Psikoterapi bir sohbetten ya da nasihatten nasıl ayrılır?
Bir dostla dertleşmek rahatlatıcıdır ve değerlidir; ancak psikoterapi başka bir şeydir. Aradaki fark, kimin konuştuğundan çok ilişkinin nasıl kurulduğundadır.
| Ölçüt | Arkadaş sohbeti | Nasihat | Psikoterapi |
|---|---|---|---|
| Amaç | Paylaşmak, rahatlamak | Ne yapılması gerektiğini söylemek | Sorunun nasıl oluştuğunu anlamak ve değişim için birlikte çalışmak |
| Kimin ihtiyacı merkezde? | İki tarafın da | Çoğu zaman nasihat verenin bakış açısı | Yalnızca danışanın |
| Çerçeve | Kendiliğinden, kuralsız | Çoğunlukla tek seferlik | Düzenli görüşmeler, belirli kurallar ve ortak hedefler |
| Gizlilik | Karşı tarafın iyi niyetine bağlı | Belirsiz | Etik ve yasal bir yükümlülük |
| Dayanak | Kişisel deneyim | Kişisel inanç ve deneyim | Eğitim, süpervizyon ve araştırmayla sınanmış yöntemler |
Terapist sizin yerinize karar vermez. Onun işi; tekrar eden örüntüleri fark etmenize, kaçındığınız duygularla güvenli bir ortamda temas etmenize ve yeni davranış biçimlerini denemenize alan açmaktır. Bu nedenle usta bir terapist çoğu zaman hazır cevap vermekten çok, yerinde soru sorar.
Psikoterapinin işe yaradığı nereden biliniyor?
Psikoterapinin etkisi on yıllardır kontrollü araştırmalarla inceleniyor. APA, 2012'de kabul ettiği “Psikoterapinin Etkinliğinin Tanınması” başlıklı kararla psikoterapiyi farklı yaş gruplarında ve pek çok ruhsal sorunda etkili, araştırmayla desteklenen bir uygulama olarak resmen tanıdı. Kararda, bazı yaygın sorunlarda psikoterapinin ilaç tedavisiyle karşılaştırılabilir sonuçlar verdiği de vurgulanır.
NIMH de depresyon, kaygı bozuklukları ve diğer birçok ruhsal sorunda, çok sayıda kişiyle yapılmış araştırmalarda etkinliği gösterilmiş psikoterapi yöntemleri bulunduğunu belirtir. Psikoterapi ilaca alternatif olarak da, ilaçla birlikte de kullanılabilir; hangisinin uygun olduğu kişinin durumuna göre bir uzmanla birlikte değerlendirilir.
Araştırmalar bir şeyi daha gösteriyor: Sonucu belirleyen yalnızca yöntem değildir. Terapötik ittifak, terapistin empatisi, danışanın beklentileri ve terapistin kendisi gibi “ortak etkenler” de değişimde önemli rol oynar.
Başlıca psikoterapi yaklaşımları
Çok sayıda terapi ekolü vardır, ancak çoğu birkaç ana gelenekten beslenir. NIMH'nin de belirttiği gibi terapistler tek bir yaklaşımla ya da birkaç yaklaşımın unsurlarını birleştirerek çalışabilir.
Psikodinamik psikoterapi
Kökleri psikanalize dayanır. Bugünkü sıkıntıların, çoğu zaman farkında olunmayan duygu ve çatışmalarla, erken ilişki deneyimleriyle bağlantısını anlamaya odaklanır. Terapi ilişkisinde ortaya çıkan duygular da çalışmanın malzemesidir.
Bilişsel davranışçı terapi (BDT)
Düşünce, duygu ve davranış arasındaki döngüyü ele alır. Gerçekçi olmayan otomatik düşünceleri fark etmeyi, sorgulamayı ve kaçınma davranışlarının yerine yenilerini denemeyi öğretir. Yapılandırılmış ve hedef odaklıdır; kaygı bozuklukları ve depresyonda üzerinde çok araştırma yapılmış yaklaşımlardandır.
Bütüncül (integratif) psikoterapi
Farklı ekollerin kuram ve tekniklerini, kişinin ihtiyacına göre tutarlı bir çerçevede bir araya getirir. Amaç teknikleri gelişigüzel karıştırmak değil; danışanın düşüncelerini, duygularını, bedensel deneyimini ve ilişkilerini birlikte ele alabilmektir. Bu yaklaşımda değişimin hangi aşamalardan geçtiğini bütüncül psikoterapide değişim süreci yazısında okuyabilirsiniz.
Sistemik terapi
Sorunu tek bir kişinin içinde değil, kişinin içinde bulunduğu ilişkiler ağında arar. Aile ve çift terapilerinin büyük bölümü bu bakış açısından yararlanır: Bir ailede bir kişinin yaşadığı sıkıntı, çoğu zaman aile içindeki iletişim düzeninin bir parçası olarak ele alınır. Hangi terapi türünün kimler için uygun olduğuna terapi türleri sayfasında değindik.
Terapötik ilişki neden bu kadar önemli?
Psikoterapi araştırmalarının tutarlı bulgularından biri, terapist ile danışan arasındaki çalışma ilişkisinin, yani terapötik ittifakın terapinin sonucuyla ilişkili olmasıdır. İttifak genellikle üç unsurla tanımlanır:
- Hedeflerde uzlaşma: Neyin değişmesini istediğiniz konusunda ortak bir anlayış
- Yöntemde uzlaşma: Bu hedefe nasıl çalışılacağının size anlamlı gelmesi
- Bağ: Terapistinize güvenmeniz, anlaşıldığınızı ve saygı gördüğünüzü hissetmeniz
Bu nedenle terapist seçerken unvan kadar, onunla çalışırken kendinizi nasıl hissettiğiniz de önemlidir. Nelere dikkat edebileceğinizi iyi bir psikolog nasıl seçilir sayfasında ele aldık.
Psikoterapi ve ilaç birbirinin alternatifi mi?
Her zaman değil. Bazı durumlarda psikoterapi tek başına yeterli olabilir; belirtiler ağır olduğunda ise ilaç tedavisi psikoterapiyle birlikte yürütülür. İlaç kararını hekimler, ruh sağlığı alanında çoğunlukla psikiyatristler verir; psikologlar ilaç yazamaz. Bu iş bölümünü psikolog ve psikiyatrist farkı sayfasında ayrıntılı anlattık.